Encamên lêgerînê
tijebûyî rd 1. dolmuş olan 2. yüklü (bir şeyden üzerinde çok bulunan) * min ew di rewşeke tijebûyî de dît onu sitem yüklü bir şekilde gördüm
tijebûyîn m 1. doluş 2. doluş (bir yere iyice yayılma, kaplayış) 3. doluş (bir yerde pek çok kimse toplanış) 4. doluş (sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelme) 5. kaplayış (duygular için, dolduruş)
tijebûyî (rengdêr) (Binihêre:) tije
tijebûyî rd. pirbîyaye