Encamên lêgerînê
tev dan (i) l/gh kımıldatmak, kıpırdatmak, kıpıraştırmak
tev dan (ii) l/gh 1. karıştırmak, çırpmak (sulu yiyecekleri, hızla ve sürekli bir şeyle karıştırmak) * xwarinê tev de yemeği karıştır 2. karıştırmak, deşmek, eşelemek (içini açmak) 3. kurcalamak (karıştırıp azdırmak, tahriş etmek) * kînorê tev medin çıbanı kurcalamayın 4. mec karıştırmak, deşmek, eşelemek, kurcalamak (bir şeyi ortaya çıkarmaya çalışmak, bir konuyu araştırmak, üzerinde durmak) * zêde vî tiştî tev medin bu işi fazla karıştırmayın * em nika meseleyê tev nedin şimdi o sorunu deşmeyelim * em bûyêrê tev nedin baş e olayı kurcalamasak iyi olur 5. deşmek, deşelemek * me xwest ku em hinek wî kalemêrî tev bidin û der barê wî profesorî de bidin xeberdan biraz da ihtiyarı deşelemek, o profesör hakkında konuşturmak istedik
tev dan 1. bi hev dan 2. tev li hev kirin 3. bi ser hev xistin
tev dan hinzufügen
vereinigen