Encamên lêgerînê
qulap (i) m supap
qulap (ii) n nefes, yudum * sê qulabên xweş li cixarê xistin sigaradan üç güzel nefes çekti
qulaptî rd 1. devrik * porê wî yê qulaptî pê diket devrik saçları ona yakışıyordu 2. devrik (yıkılmış, dik durumunu yitirmiş) * darên qulptî devrik ağaçlar 3. yatık (çevrilmiş, devrik) * berstûka qulaptî yatık yaka 4. inik (yük) 5. çevrik 6. çevrili, dönük 7. kîm evirtik
qulaptîbûn m 1. devriklik 2. yatıklık
qulaptin m 1. devirme 2. devirme, yıkma 3. yatırma, yıkma (bir tarafa eğme) 4. yıkma (yük indirme) 5. aktarma (çatı, dam için) 6. çevirme (öteki yüzünü görünür duruma getirme) 7. çevirme (hile, dolap, dalevere dürüst olmayan davranışlar yapma) 8. çevirme, aktarma (bir dilden başka bir dile tercüme etme) 9. çevirme (bir durumdan başka bir duruma getirme, dönüştürme) 10. döndürme, çevirme 11. evirme, tersine çevirme 12. çalkalama, çalkama (kuluçka yumurtalarını çevirme) 13. çırpma (güreşte rakibini sırtı üstü sağa sola savurma)
l/gh 1. devirmek 2. devirmek, yıkmak * min dar qulapt ağacı yıktım * me dar qulaptibû ağacı devirmiştik 3. yatırmak, yıkmak (bir tarafa eğmek) * bayê debr qulaptiye rüzgâr ekini yatırmış 4. yıkmak (yük indirmek) * bar qulapt yük yıktı 5. aktarmak (çatı, dam için) * xanî qulaptine, dar marên ku şikiyane diguhêrin damı aktarmışlar, kırıkları değiştiriyorlar 6. çevirmek (öteki yüzünü görünür duruma getirmek) * pelên defterê qulaptine defterin sayfalarını çevirdi 7. çevirmek (hile, dolap, dalevere dürüst olmayan davranışlar yapmak) * gotin çawan li hesabê wê hat wisan qulapt sözü işine geldiği gibi çevirdi 8. çevirmek, aktarmak (bir dilden başka bir dile tercüme etmek, nakletmek) * min berhem ji Kurdî qulapte Tirkî eseri Kürtçeden Türkçeye çevirdim 9. çevirmek (bir durumdan başka bir duruma getirmek, dönüştürmek) * dixwazin dêrê biqulêbin bikin camî kiliseyi camiye çevirmek istiyorlar 10. döndürmek, çevirmek 11. evirmek, tersine çevirmek 12. çalkalamak, çalkamak (kuluçka yumurtalarını çevirmek) 13. çırpmak (güreşte rakibini sırtı üstü sağa sola savurmak)
qulaptin henekan (hewesan an jî yariyan) şakaya boğmak (dökmek veya bozmak)
qulaptin tinazan (an jî henekan) alaya bozmak
qulaptin tiştekî işi ... e vurmak * mesele qelibande henekan işi şakaya vurdu
qulap Schluck
Zug (trinken)
qulap-qulap...kişandin rauchen
qulaptin eine Wendung nehmen
qulap m. qilopî, qiloçî n.
m. subop, sîbop, supop n.
qulaptin lg. dêmdayene, qelibnayene, gêr kerdene