Encamên lêgerînê
pelişîn m 1. yıkılma¸ yıkılış 2. yıkılma, çökme, göçme (üzerinde bulunduğu yere yıkılma) 3. dağılma (toplu durumda iken ayrılıp birbirinden uzaklaşma) 2. dağılma¸ dağılış (parçalanarak yayılma, ufalanma) 3. dağılma, fesholunma (lağvolma) 4. dağılış, dağılma, çökme, çöküş (son bulma) * pelişîna dewletan devletlerin dağılışı 5. çökme, yığılı verme (gelir gelmez oturma) 6. koçma (cinsel ilişkide bulunma)
l/ngh 1. yıkılmak * dîwar pelişî duvar yıkıldı 2. yıkılmak, çökmek, göçmek (üzerinde bulunduğu yere yıkılmak) 3. dağılmak (toplu durumda iken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak) * dîlan pelişî düğün dağıldı 2. dağılmak (parçalanarak yayılmak, ufalanmak) * hingî ku kartol têr pijiya pelişî patates çok pişince dağıldı 3. dağılmak, fesholunmak (lağvolmak) * komeleya me pelişî derneğimiz dağıldı 4. dağılmak, çökmek (son bulmak) * Împeratoriya Bîzans di 1453’yan de pelişî Bizans İmparatorluğu 1453’te çöktü 5. çökmek, yığılı vermek (gelir gelmez oturmak) * ji der de hat nehat pelişî ser sedreyê dışardan gelir gelmez sedire çöktü 6. koçmak (cinsel ilişkide bulunmak)
pelişîn hev koçmak (birbiriyle cinsel ilişkide bulunmak)
pelişîn (navdêr, mê) têkçûna şêweyê teyan bi givaştinê, herişîn, :xirxalên tirombêlê pelişîn, :selik di bin barî ve pelişî
pelişîn / dipelişe / bipelişe 1. tev dan, tev li hev kirin 2. hilweşîn, rûxîn
pelişîn hev hilperikîn hev û li hev xistin