Encamên lêgerînê
pê leyîstin l/gh 1. oynamak (herhangi bir tutku, ilgi veya oyalanma gibi sebeple bir şeye kendini vermek) * bi qumarê dileyîze kumar oynuyor * em bi topê dileyîzin tu jî têyî? top oynuyoruz sende gelirmisin? 2. oynamak (bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak dokunmak) * bi radyoyê dileyîst radyo ile onuyordu 3. oynamak (sporla ilgili çalışmalara katılmak) * ez bi tenîsê dileyîzim tenis oynuyorum 4. kurcalamak 5. kurcalamak (sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak) * bi qeflê leyîstine kilidi kurcalamışlar 6. kurcalamak (karıştırıp azdırmak, tahriş etmek) 7. tahrif etmek, bozmak, kalem oynatmak 8. mec oynamak (rastgele yön vermek, aldatmak) * felek bi me dileyîze felek bizimle oynuyor 9. mec oynamak (herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak) * tu çima bi camêr dileyîzî? sen niye adamla oynuyorsun? 10. oynamak (büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak) * bi gotinan dileyîze sözlerle oynuyor 11. oynamak (tehlikeye koymak) * tu nikarî bi nanê min bileyîzî! sen benim ekmeğimle oynayamazsın! 12. dama taşı gibi oynatmak 13. (birinin) gönlü ile oynamak
pê leyîstin lg. . pê kaykerdene