Encamên lêgerînê
mezin bûn büyümek.
l/ngh 1. büyümek (yaşı artmak, yaşlanmak) * me bilên dabû hev, gava ku em mezin bibûna em dê bizewiciyana söz vermiştik birbirimize, büyüyünce evlenecektik 2. büyümek, yetişmek (iş görebilecek yaşa gelmek) 3. büyümek (yetişmek) * debir mezin bûne ekinler büyüdü 4. büyümek, irileşmek (eskisinden büyük duruma gelmek) 5. bj irileşmek, büyümek (bir organın hastalık vb. gibi nedenlerden dolayı büyümesi) 6. büyümek (artmak, güçlenmek, şiddeti artmak) * derdekî min ê ku her diçe mezin dibe, heye gittikçe büyüyen bir derdim var 7. büyümek (genişlemek) * welatê wan her ku diçû mezin dibû ülkeleri gittikçe büyüyordu 8. büyümek (önem ve değer kazanmak) * doza me di nav qada navneteweyî de mezin dibe davamız uluslararası arenada büyüyor 9. kocamanlaşmak 10. palazlaşmak * çi qas mezin bû ew çend nexweşik bû palazlaştıkça çirkinleşti 11. yücelmek 12. yükselmek (aşaması artmak) 13. yükselmek (yüce duruma gelmek) * li ber çavê min bi vê kirina xwe mezin bû benim gözümde bu yaptığıyla yükseldi
mezin bûn 1. girs bûn 2. bilind bûn 3. gihiştin, stewîn
(lêker)(Binihêre:) mezin
mezin bûn to grow (big)
v.i. to grow up.