Encamên lêgerînê
lihevketî rd 1. çarpışık 2. tarazlı (dağınık saç) 3. dolaşık, karışık (saç, ip vb. için) 4. dolaşık, girift (içinden çıkılmayacak derecede karışık) 5. karışık (kargaşa, çalkantı içinde olan) * dinya lihevketi ye dünya karışık 6. karışık (karışmış olan, düzensiz olan) 7. bulanık, alt üst olmuş (rahatsızlanmış) 8. bulanık (net anlaşılmayan) * siyaseta lihevketî bulanık siyaset 9. bulanık, bulutlu (belek için karışık, net olmayan) 10. dağınık, karışık (düzeni bozuk) * ode lihevketî ye oda dağınık 10. dallı budaklı, çapraşık (karışık bir duruma gelmiş olan) 11. karışık, katışık, karma 12. karmakarış, karmakarışık * porê wê yê lihevketî karmakarışık saçları 13. gergin (sinirleri gergin olan)
lihevketî bûn l/ngh 1. çarpışık olmak 2. tarazlı olmak (dağınık saç) 3. dolaşık olmak, karışık olmak (saç, ip vb. için) 4. dolaşık olmak, girift olmak (içinden çıkılmayacak derecede karışık olmak) 5. karışık olmak (kargaşa, çalkantı içinde olmak) 6. karışık olmak (karışmış olmak, düzensiz olmak) 7. bulanık olmak, alt üst olmuş olmak (rahatsızlanmış olmak) 8. bulanık olmak (net anlaşılmamak) 9. bulanık olmak, bulutlu olmak (belek için karışık, net olmamak) 10. dağınık olmak, karışık olmak (düzeni bozuk olmak) 10. dallı budaklı olmak, çapraşık olmak (karışık bir duruma gelmiş olmak) 11. karışık olmak, katışık olmak, karma olmak 12. karmakarış olmak, karmakarışık olmak 13. sinirleri ayakta olmak, sinirleri gergin olmak
lihevketîbûn rd 1. çarpışıklık 2. tarazlılık (dağınık saç) 3. dolaşıklık, karışıklık (saç, ip vb. için) 4. dolaşıklık, giriftlik (içinden çıkılmayacak derecede karışık olma) 5. karışıklık (kargaşa, çalkantı içinde olma) 6. karışıklık (karışmış olma, düzensiz olma) 7. bulanıklık, alt üst olmuşluk (rahatsızlanmış olma) 8. bulanıklık (net anlaşılmama) 9. bulanıklık, bulutluluk (belek için karışık, net olmama) 10. dağınıklık, karışıklık (düzeni bozuk olma) 10. dallı budaklılık, çapraşıklık (karışık bir duruma gelmiş olma) 11. karışıklık, katışıklık, karmalık 12. karmakarışlık, karmakarışıklık 13. gerginlik (sinirleri gergin olma)
lihevketî (rengdêr) lêkdayî, lihevdayî, lihevxistî, lêkketî.
Bikaranîn: Lêker: lihevketî bûn. Navdêr: lihevketîbûn
lihevketî bûn (lêker)(Binihêre:) lihevketî
lihevketîbûn (navdêr, mê) (Binihêre:) lihevketî
lihevketî rd. alozin, çilûvil, çirevir, çilvil, têmîyankewte