Encamên lêgerînê
li hev ketin l/bw 1. (birbirine) değmek 2. çarpışmak * erebe li hev ketin arabalar çarpıştı 3. çarpışmak, tokuşmak 4. tarazlanmak (saç için) 5. dolaşmak, birbirine girmek (saç, iplik gibi şeyler birbirine karışarak güç çüzülür duruma gelmek) * ji ber ku porên di wê nehatiye şekirin, li hev ketiye saçları taranmamaktan dolayı dolaşmış 6. karışmak (düzensiz, dağınık olmak) 7. karışmak, bulanmak (duruluğunu yitirmek) * ji ber vê nûçeyê hişê wî li hev ket bu habere zihni bulandı * zêhna min li hev ket zihnim karıştı 8. karışmak (açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek) * bûyer her çû li hev ket olay gittikçe karıştı 9. bulanmak, alt üst olmak (rahatsızlanmak) * piştî xwarina ku min xwar, dilê min li hev ket yediğim yemekten sonra midem alt üst oldu 10. karmakarışık olmak, didik didik olmak 11. sürtüşmek 12. sürtüşmek (uyuşmamak, anlaşmamak) 13. sinirleri gergin olmak 14. kendini kaybetmek (kendini kaybederek gelişigüzel konuşmak)
li hev ketin lng. . pêro ginayene, pêverdîyene, têqelebîyene, têverdîyene
lng. têalazîyene, têmîyan bîyene, têalangîyene, werê kewtene, têmîyan kewtene, aloz bîyene, aliziyene, alazîyene, aluzîyene