Encamên lêgerînê
hejikîn m 1. sallanma, salınış (kımıldama, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynama) 2. sallanma (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelme) 3. sallanma, sarsılma, sarsılış, ırganma, titreme (güçlü bir şekilde sarsılma) 4. sallanma (yürürken sallanarak yürüme) 5. titreşme 6. titreşme (titreşim durumunda olma) 7. bıngıldama 8. salınma 9. deprenme, depreşme 10. tekleme (araba motorları için) 11. oynama, sallanma (eşya için; herhangi bir parçası kımıldama)
l/ngh 1. sallanmak (kımıldamak, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynamak) * diranê min dihejike dişim sallanıyor 2. sallanmak (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelmek) 3. sallanmak, sarsılmak, ırganmak, titremek (güçlü bir şekilde sarsılmak) * bajar tevde hejikî şehir sallandı 4. sallanmak (yürürken sallanarak yürümek) 5. titreşmek 6. titreşmek (titreşim durumunda olmak) 7. bıngıldamak 8. salınmak 9. deprenmek, depreşmek 10. teklemek (araba motorları için) 11. oynamak, sallanmak (eşya için; herhangi bir parçası kımıldamak) * lingên maseyê dilhejikin masanın ayakları oynuyor
hejikîner rd sarsıcı
hejikîn (lêker) hejîn, leqîn, l/ngh, qeliqîn, vetewişîn, qurifîn, lewlebîn, lolibîn, vetewişandin, xwequraftin, xwe vetewişandin, xwe quraftin, xwe hejandin, xwe lewlebandin, xwe lolibandin, hejhejîn, rahejîn, hejan, hejikan, çengan. Tewîn: -hejik-.
ji: hejik +-în
hejikîner (navdêr, mê) lerizîner, hejîner.
ji: hejik +-îner
hejikîn lng. . lerze cikewtene, rerif cikewtene
lng. rahejîyene, rahengelîyene, rasanîyene (mes de)