Encamên lêgerînê
hej m sevme, sevgi
m çırpı
hej (iii) m 1. sarsıntı 2. sallantı 3. fiz salınım, titreşim deprem, zelzele 4. sarsıntı (deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri)
hej (iv) m sıkıntılı meşkuliyet * bi hejekî wer ketim , mepirs öyle bir meşkuliyetim var ki, sorma
hej kirin sevmek
hej kirin (i) l/gh sevmek
hej kirin (ii) l/gh sallamak
hej û pej dal budak
hej û pej dan dal budak salmak
hejale bot/m bir tür yaramaz ot
hejan m 1. sallanma, sarsım, sarsılma 2. sallantı 3. psî sarsıntı 4. fiz salanım
hejandî rd 1. sallanmış 2. sarsık 3. depretmiş olan
hejandin m 1. sallama 2. sarsma, sarsış, sarsalama 3. silkme, silkeleme, silkeleyiş (kuvvetle sarsma) 4. çalkalama, çalkama (vücudun bir yerini sürekli oynatma) 5. depretme
l/gh 1. sallamak * îşev dergûş hejandiye beşik sallamış bu gece * kemnikê bihejîne mendili salla 2. sarsmak, sarsalamak 3. silkmek, silkelemek (kuvvetle sarsmak) * dar rahejand ağacı silkti 4. çalkalamak, çalkamak (vücudun bir yerini sürekli oynatmak) * tu lê binêre bê çawa navmilê xwe dihejîne nasıl da omuz çalkalıyor 5. depretmek
hejanî m 1. sallantı 2. sarsıntı
hejar fakir, sefil, yoksul.
bnr hêjar
hejarî fakirlik, sefalet, yoksulluk.
hejdar rd 1. sallantılı 2. sarsıntılı 3. titreşimli
hejdeh nd/rd on sekiz
hejdehem rd on sekizinci
hejdehemîn rd on sekizinci
hejdehî nd 13 ile 31 mart tarihleri arasında kutlanan bir murat şenliği
hejdeyan m Rumî takvimine göre 18 Mart’ta sona eren bir murat şenliği (Mart’ın 15’inden başlayıp 18’inde sona erer)
hejek m 1. sallantı 2. psî sarsıntı, şok 3. deprem, zelzele
hejekên hemtund nd eş deprem
hejekî rd 1. sallantılı 2. sarsantılı 3. depremsel
hejekjentî rd depremzede
hejeknas nd/nt deprem bilimci
hejeknasî m deprem bilim
hejekpîv m depremölçer, sismometri
hejekzan nd/nt deprem bilimci
hejekzanî m deprem bilim
hejesor bot/m 1. iğde 2. iğde (bu ağacın yemişi)
hejg m pürüz, pütür
hejhej m 1. sarrsıntı 2. deprem, zelzele
hejhejandin m 1. sallama 2. sarsmak, sarsalamak
l/gh 1. sallamak 2. sarsmak, sarsalamak
hejhejikandin m1. sallama, dingildeme 2. sarsma, sarsalama 3. sarkaçlama
l/gh 1. sallamak, dingildemek 2. sarsmak, sarsalamak 3. sarkaçlamak
hejhejikîn m 1. sallanmk, dingildenme 2. sarsalanma 3. sarkaçlanma
l/gh 1. sallanmak, dingildenmek 2. sarsalanmak 3. sarkaçlanmak
hejhejîn m 1. sallanma, sallanış 2. sarsalanma
l/ngh 1. sallanmak (kımıldamak, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynamak) 2. sarsalanmak
hejhejk m salıntı, sarsıntı
hejhejok (i) zo/m yont kuşu (Motacilla)
hejhejok (ii) rd 1. salıntılı 2. sarsak 3. titrek
hejhejokbûn m 1. sallantılık 2. sarsaklık 3. titreklik
hejhejokî rd/h 1. salıntılı, salıntılıca * xaniyekî hejhejokî salantılı bir ev 2. salıntılı, salıntılıca (yürüyüş için iki yana salınan) 3. sarsakça 4. dingildek (oynak, dengesi bozuk) 5. titrekçe
hejhejoyî rd sarsak
hejhejoyîbûn m sarsaklık
hejhejoyîkî rd/h sarsakça
hejî (...) kir (birini veya bir şeyi) sevmek
hejî kirin l/gh sevmek
hejik (i) n çalı, çırpı
hejik (ii) m salınım
hejik (iii) rd murdar
hejikan m 1. sallanma 2. sarsım, sarsılma 3. depreşme
hejikandî rd 1. salınmış 2. sarsık 3. depretmiş olan
hejikandin m 1. sallama 2. sarsma, sarsış, sarsalama, ırgalama, ırgama 3. depreştirme, depretme 4. titreştirme 5. titreştirme (titreşim durumuna getirme) 6. oynatma, sallama (eşya için, yerinde kımıldatma) 7. sallanma (yürürken sallanarak yürüme)
l/gh 1. sallamak * çima tu hema serê xwe dihejikînî başını sallayıp durma 2. sarsmak, sarsalamak, ırgalamak, ırgamak 3. depreştirmek, depretmek 4. titreştirmek 5. titreştirmek (titreşim durumuna getirmek) 6. oynatmak, sallamak (eşya için, yerinde kımıldatmak) 7. sallanmak (yürürken sallanarak yürümek)
hejikîn m 1. sallanma, salınış (kımıldama, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynama) 2. sallanma (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelme) 3. sallanma, sarsılma, sarsılış, ırganma, titreme (güçlü bir şekilde sarsılma) 4. sallanma (yürürken sallanarak yürüme) 5. titreşme 6. titreşme (titreşim durumunda olma) 7. bıngıldama 8. salınma 9. deprenme, depreşme 10. tekleme (araba motorları için) 11. oynama, sallanma (eşya için; herhangi bir parçası kımıldama)
l/ngh 1. sallanmak (kımıldamak, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynamak) * diranê min dihejike dişim sallanıyor 2. sallanmak (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelmek) 3. sallanmak, sarsılmak, ırganmak, titremek (güçlü bir şekilde sarsılmak) * bajar tevde hejikî şehir sallandı 4. sallanmak (yürürken sallanarak yürümek) 5. titreşmek 6. titreşmek (titreşim durumunda olmak) 7. bıngıldamak 8. salınmak 9. deprenmek, depreşmek 10. teklemek (araba motorları için) 11. oynamak, sallanmak (eşya için; herhangi bir parçası kımıldamak) * lingên maseyê dilhejikin masanın ayakları oynuyor
hejikîner rd sarsıcı
hejîkirin m sevme
hejîn sarsılmak sarsıntı, sallanmak, sallantı.
m 1. sallanma, sallanış (kımıldama, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynama) 2. sallanma (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelme) 3. sallanma, sarsılma, sarsılış, titreme (güçlü bir şekilde sarsılma, titreme) 4. deprenme 5. silkelenme (kuvvetle sarsılma) 6. çalkalanma, çalkanma (vücudun bir yerini sürekli oynatmak)
l/ngh 1. sallanmak (kımıldamak, bağlı bulunduğu yerden gevşek duruma gelip yerinden oynamak) * diranê min diheje dişim sallanıyor 2. sallanmak (belli noktasında bir yere bağlı kalmak şartıyla o noktanın iki tarafına sürekli olarak gidip gelmek) * lemba diheje lamba sallanıyor 3. sallanmak, sarsılmak, titremek (güçlü bir şekilde sarsılmak, titremek) * bajar tevde hejiya şehir sallandı 4. deprenmek 5. silkelenmek (kuvvetle sarsılmak) 6. çalkalanmak, çalkanmak (vücudun bir yerini sürekli oynatmak)
hejinandin msallama
l/gh sallamak
hejîner rd sarsıcı
hejinîn m sallanma
l/ngh sallanmak
hejiqan m sığışma
hejiqandî rd tıkışık
hejiqandin m sığıştırma, tıkıştırma, tıkma
l/gh sığıştırmak, tıkıştırmak, tıkmak
hejiqî rd tıkışık
hejiqîn m sığışma, tıkışma
l/ngh sığışmak, tıkışmak
hejîr bnr hêjîr
hejivandî rd yılgın, yıldırılmış, sindirilmiş
hejivandin m yıldırma, sindirme
l/gh yıldırmak, sindirmek
hejîvandin bnr hejivandin
hejivîn m 1. yılma, yılgı, korku 2. terör
l/ngh yılmak
hejivîner nd/rd tedhişçi, terorist
hejivînerî m tedhişçilik, terorizm
hejivînkar nd/rd tedhişçi, terorist
hejivînkarî m tedhişçilik, terorizm
hejk m sarsıntı
hejkirin (i) m sevme
hejkirin (ii) m sallama
hejmandin imrendirmek.
hejmar mat/m 1. sayı 2. sayı (gazete ve dergi gibi süreli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha) 3. sp sayı 4. rakam
hejmara besatiyê yeter sayı
hejmara dehanî (an jî dehekî) mat ondalık sayı
hejmara gerdîleyî (an jî atomî) atom sayısı
hejmara kêmek (an jî negatîf) eksi sayı, negatif sayı
hejmara nenêrbaran mat soyut sayı
hejmara rehayî salt sayı
hejmara şikestî (şikestikî an jî pareyî) mat kesirli sayı
hejmara tam (an jî sazger) tüm sayı
hejmara taybet özel sayı
hejmarandin m 1. sayma 2. sayma (sayıları arka arkaya söyleme)
l/gh 1. saymak 2. saymak (sayıları arka arkaya söylemek)
hejmarbar h sayılabilir
hejmardar rd sayılı
hejmare m 1. sayı 2. rakam
hejmarên bingehî asal sayılar
hejmarên hîmî asal sayılar.
hejmareyî rd sayısal
hejmarî m 1. sayısal 2. sayımlama, istatistik 3. rd istatistik, sayımsal
hejmarker m sayaç
hejmarkî rd 1. sayımsal 2. h sayıca, adetçe
hejmarnansî m sayım bilim, sayımsal bilim
hejmarnansîtî m sayımlamacılık, istatistikçilik
hejmarnas nd/nt 1. sayımlamacı, istatistikçi 2. sayım bilimci
hejmarok m 1. çürkü, abaküs 2. sayı sayaraktan oynanan oyun
hejmarpirs m sayı sorusu
hejmartî rd sayılı, sayılmış olan
hejmartin m sayma, sayış
l/gh 1. saymak 2. saymak (sayıları arka arkaya söylemek) * ji yekê hetanî dehan bihejmêre birden ona kadar say
hejmartina gelhê nüfus sayımı.
hejmartok m sayı sayarak oynanan oyun
hejmarvan nd/nt sayman, muhasip
hejmarvanî m saymanlık, muhasiplik
hejmaryar nd/nt sayman, muhasip, muhasebeci
hejmaryarî m saymanlık, muhasiplik, muhasebecilik
hejmaryarîtî m saymanlık, muhasiplik, muhasebecilik
hejmaryartî m saymanlık, muhasiplik
hejmarzan nd/nt 1. sayımlamacı, istatistikçi 2. sayım bilimci
hejmarzanî m sayım bilim, sayımsal bilim
hejmarzanîtî m sayımlamacılık, istatistikçilik
hejmdar sayman, hesap uzmanı.
hejmêr bnr hejmar
hejmêrmend nd/nt sayman, muhasip, muhasebeci
hejmêrmendî m saymanlık, muhasiplik, muhasebecilik
hejmet m hayranlık
hejmetkar rd 1. hayr(birini veya bir şeyi beğenen hayranlık duyan kimse) 2. hayranlık uyandırıcı
hejmetkar bûn l/ngh hayran olmak
hejmetkar man hayran kalmak
hejmetkarbûn m hayran olma
hejmetkarî m hayranlık
hejmirandin m sayma
l/gh saymak
hejnarnav n numaral
hejnuma m titreşim göstergesi
hejo rd sarsak
hejo mijo sarsak sursak
hejojî rd sarsak
hejok rd 1. sarsıntılı 2. sarsak
hejokî rd 1. sarsıntılıca 2. sarsakça
hej [I] 1. çiqilekî darê 2. giyayekî stûr û peraş î wekî çiqilekî darê
(navdêr, mê)Kurdî;1. Wate livandin, livandina li hewa.
Herwiha: hij.
Bide ber: firr, liv.
: hejandin, hejandî, hejiyayî, hejîn, hejîner, hejînerî, hejhejok, hejhejokî, hejok, hejokî 1. Wate qirş, çirpik, qirş, çirpikên daran:.
ji wêjeyê: Rebbê alemê hejên dara we yên bi xwîna Kurdan hatinî avdan hişk bike , rovî nediçû qulê, hejek jî bi boçika xwe ve girê dida (Gotina Mezinan).
: hejûpêj.
Herwiha: hij
[II] 1. leq 2. liv 3. lerz û ricaf *"rovî nediçû qulê, hej dida teriya xwe"
hej kirin (lêker)(Binihêre:) hej
hej lê ketin (biwêj) ji hez ketin. pir lawaz û jar bûn. ji ber we nexweşiya giran he jî hej li bedran dikerin. hej pê xistin ji hal xistin. ji ber lêdan, nexweşî yan jî zore yek di rewşeke dijwar de hiştin. hadî wisa dabû kamile seyîd, hej pê xistibc1.
hej û pej bûn (biwêj) sist û bêpergal bûn. bi wî halê hej û pej ew nikare tu tiştekî jî bike.
heja (rengdêr) hêja,binirx, hejî, bihadar, rêzdar, efendî, ezbenî, mamoste, nirxbilind, bihagiran
hejale 1. eware 2. lawaz 3. pejmûrde 4. yax
eware , lawaz , pejmûrde , yax
hejandî (rengdêr) tiştê/a ku hatiye hejandin
hejandin (lêker)(navdêr, mê) li hewa livandin.
Bi alfabeyên din: Kurdî-Erebî: هه‌ژاندن.
Herwiha: hijandin. Tewîn: Lêker: -hejîn-.
Têkildar: hejîn.
Bide ber: firrandin, livandin.
ji: ji erebî hizz (hejandin).
: hejandî, hejîner, hejînerî, hejînkBinere.
Herwiha: hejîn, hejok
hejandin/dihejîne/bihejîne 1. bi ba kirin 2. lerizandin 3. leqandin 4. ji cih livandin
hejar 1. feqîr, xizan 2. bêkes, belengaz
(rengdêr) hejar: belengaz, jar, feqîr, perîşan, reben, goyîn, nedar, belingaz, peregende, Hejar: navek e bo kurran.
Bikaranîn: Lêker: hejar bûn, hejar kirin. Navdêr: hejarbûn, hejarkirin Rengdêr: hejarbûyî, hejarkirî.
: hejarane, hejarî, hejarîtî, hejartî
(navdêr, nêr) navekê mêran e.
Hevwate: Jaro.
ji: Ji hejar, hevreha jar
hejar bûn (lêker)(Binihêre:) hejar
hejar kirin (lêker)(Binihêre:) hejar
hejarane (rengdêr) bi awayekî hejar.
ji: hejar + ane
hejarbûn (navdêr, mê) (Binihêre:) hejar
hejarbûyî (rengdêr) (Binihêre:) hejar
hejarî 1. feqîrtî 2. bêkesî
(navdêr, mê) xizanî, belingazî, feqîrî, rebenî, perîşanî, şerpezetî, jarî, nedarî, ne zengînî, ne dewlemendî, rewşa hejaran.
Herwiha: hejarîtî, hejartî.
ji: hejar + -î
hejarkî (navdêr, mê) nexweş, nesax, hejar, bi hejarî, bi nesaxî.
ji: hejar +-kî
hejarkirî (rengdêr) ya/yê ku hatiye hejar kirin
hejarkirin (navdêr, mê) (Binihêre:) hejar
hejdar (rengdêr) lerzdar, bilerz.
ji: hej +-dar
hejde 1. hejmara beriya nozdehan û piştî
(hejmar) jimare 18 (XVIII).
Herwiha: dehûheşt.
ji: heşt + deh, Proto-hindûewropî: ekto-dekm (hejde) , Proto-aryayî: eşte-dese (hejde) Kurmancî: hejde (hejde) Kurdî (Soranî): hejde (hejde) Kurdiya başûr: hejde (hejde) Lekî: hijde (hejde) Zazakî: heştyes (hejde) Sanskrîtî: astādashan (hejde) Yewnanî: dekaoktó (hejde) Latînî: octōdecim (hejde) ...Almanî: achtzehn (hejde) Înglîzî: eighteen (hejde) Çavkanî: - Pokorny: -.
: hejdehem, hejdehemîn, hejdeyem, hejdeyemîn
hejdehem (hejmar) di rêzê de ya 18ê, li pey 17an.
Herwiha: hejdehemîn, hejdeyem, hejdeyemîn, hijdehem, hijdehemîn, hijdeyem, hijdeyemîn rengdêr.
ji: hejdeh + -em.
: hejdehemî
hejdehemî (navdêr, mê) rewşa hejdehembûnê.
ji: hejdehem + -î
hejdehizar hijmara 18 000
hejdemilyon hijmara 18 000 000
hejek di stûyî de dan çiqilekî serperaş di stûyî de werkirin
di stûyî de dan çiqilekî serperaş di stûyî de werkirin
hejekî (navdêr, mê) ciniqîni.
ji: hejek + -î
hejeknas (navdêr, mê) axhejnas, erdhejnas.
ji: hejek +-nas
hejeknasî (navdêr, mê) axhejnas, erdhejnasî.
ji: hejek +-nasî
hejesor sincîd
(navdêr) parz, tevzêne, sinc, parzî, sincirî, riwekek bikulîlke. Navê zanistî: Elaeagnus
hejhejok 1. sist, xav 2. livlivok, leqleqok
sist, xav, livlivok, leqleqok.
Bikaranîn: Lêker: hejhejok bûn, hejhejok kirin. Navdêr: hejhejokbûn, hejhejokkirin Rengdêr: hejhejokbûyî, hejhejokkirî
hejhejok bûn (lêker)(Binihêre:) hejhejok
hejhejok kirin (lêker)(Binihêre:) hejhejok
hejhejokbûn (navdêr, mê) (Binihêre:) hejhejok
hejhejokbûyî (rengdêr) (Binihêre:) hejhejok
hejhejokî (navdêr, mê) hejhejok, hejhejoyîkî.
ji: hejhejok + -î
hejhejokkirî (rengdêr) ya/yê ku hatiye hejhejok kirin
hejhejokkirin (navdêr, mê) (Binihêre:) hejhejok
hejî (rengdêr) hêja, bihadar, binirx, birêz, rêzdar, efendî, ezbenî, mamoste, nirxbilind, biqedir, biqîmet, bihagiran, giranbiha, jêhatî, berkeftî, giran, nirxdar, nirxgiran, birûmet, rûmetdar, heja, berketî, seyda.
Bikaranîn: Lêker: hejî bûn, hejî kirin. Navdêr: hejîbûn, hejîkirin Rengdêr: hejîbûyî, hejîkirî.
: hejîtî, hêjiyî
hejî bûn (lêker)(Binihêre:) hejî
hejî kirin (lêker)(Binihêre:) hejî
hejîbûn (navdêr, mê) (Binihêre:) hejî
hejîbûyî (rengdêr) (Binihêre:) hejî
hejijîn (lêker) weşweşîn, milmilîn, qirqilîn
hejijîn/dihejije/bihejije 1. weşweşîn, milmilîn 2. qirqilîn
hejik çiqilên ziravik ên badayî
(navdêr, mê) tirrik, terrik, çeqik, çiqilk, şivik, şivist, şivtan, qirşik, êzing, hej, darik, hûrik, gilç, pej, çeq.
Herwiha: hej, hejk, hêj, hêjik, hêjik.
Bide ber: çeq, çiqil, ço, dar, darik, devî, doqişk, êzing, gilç, kemere: tezeng, rîxa hişkbûyî, pûş, qilçqilç, qirş, qirşûqal, sap, sing, şûnik, tezeng: kemere, rîxa hişkbûyî
hejikandî (rengdêr) hejandî.
ji: hejikand + -î +
hejikandin (lêker)leqandin, hejandin, veleyistandin, qeliqandin, hejhejandin, ravejandin, bêjandin, colandin, rahejandin, lewlibandin, lolibandin, êjandin, kilkirin, hezikandin, kil kirin, lûçikandin, raweşandin, veweşandin, velîstandin.
ji: hejik +-andin
hejikî (navdêr, mê) perîşanî.
ji: hejik + -î
hejikîn (lêker) hejîn, leqîn, l/ngh, qeliqîn, vetewişîn, qurifîn, lewlebîn, lolibîn, vetewişandin, xwequraftin, xwe vetewişandin, xwe quraftin, xwe hejandin, xwe lewlebandin, xwe lolibandin, hejhejîn, rahejîn, hejan, hejikan, çengan. Tewîn: -hejik-.
ji: hejik +-în
hejikîner (navdêr, mê) lerizîner, hejîner.
ji: hejik +-îner
hejîkirî (rengdêr) ya/yê ku hatiye hejî kirin
hejîkirin (navdêr, mê) (Binihêre:) hejî
hejîn (lêker)(navdêr, mê) li hewa livîn, hezîn, cirifîn , lerizîn.
Bi alfabeyên din: Kurdî-Erebî: هه‌ژین.
Herwiha: hejan, hejhan, hejhîn, hejihan, hejihîn, hejiyan, hijîn, hijhan, hijhîn, hijihan, hijihîn, hijiyan.
Bide ber: firrîn, livîn, meşîn.
ji: ji erebî hizz (hejandin).
: hejbar, hejbarî, hejber, hejberî, hejhejok, hejhejokî, hejok, hejokîBinere.
Herwiha: hejandin, hejandî, hejiyayî, hejîner, hejînerî
hejîn/diheje/biheje 1. bi ba bûn 2. leqîn 3. lerizîn 4. livîn *"çiya, bi hejînê hilnaweşe"
hejîndar (rengdêr) leredar.
ji: hejîn +-dar
hejînî (navdêr, mê) lerzînî.
ji: hejîn +-î
hejînkî (navdêr, mê) bi hejandinî.
ji: hejîn +-kî
hejiqandin circirandin, heşirandin, têdebicihkirin, têdehilanîn, repisandin, dewisandin
hejîr cureyekî fêkiyan e
(navdêr, mê) fêkiyek anku mêweyek xwerbar e û bi daran yan terraşan ve şên dibe, dara ku wî fêkî dide.
Herwiha: hêjîr.
Bi alfabeyên din: kurdî-erebî هه‌ژیر.
ji wêjeyê: Dara hejîrê 3- 10 m bilind dibe. Lewre carna wek teraşekê carnan jî wek darekê xuya dike. Kulîlka wê ya biçûk di dirêjahîya demê de, di nav fêqîyê de dimîne û winda dibe. Kulîlkên wê yên nêr û mê li ser darên cihê çêdibin. Fêqî bi tenê ji kulîlkên mê çêdibin. Cotbûna wê bi awayê tozbûnê çêdibe.Wê tozê jî kêzikek çêdike. Ba jî wan tozikên mê û nêr digehîne hev. Belgên wê 3- 5 çiq in. Çiqê pelê nîvekê, hinekî ji yên din mezintir e. Rengên pelên wê ji alîyê derva keskê tarî, lê yê hundur rengê xwelîyê ye..
ji: hevreha soranî هه‌نجیر (hencîr), farisî انجیر (encîr), pehlewî encîr, jiari. incir ya tirkî ji zimanekî îranî ye..
: darhejîr, darhejîrî, hejîrî. Navê zanistî: Ficus
hejîrî (navdêr, mê) rewşa hejîrbûnê.
ji: hejîr + -î
hejîtî (navdêr, mê) rewşa hejîbûnê.
ji: hejî + -î
hejiyayî (rengdêr) dudilîkirî, veweşî.
ji: hejiyay + -î
hejkirî (rengdêr) ya/yê ku hatiye hej kirin
hejkirin (navdêr, mê) (Binihêre:) hej
hejmar reqem, jimare
(navdêr, mê) micar, jimare, hijmar, jimar, reqem, nimre, numare, jumar, jumare, (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 û hwd).
ji: hevreha hejmartin, soranî jimare, bi avestayî mer-aa, pehlewî û farisî şumar, zazakî amar, peştûyî شمېرل (śmerël: hejmartin), sanskrîtî स्मरति (smarati: anîn bîra xwe; kom kirin, berhev kirin), latînî memor (bihiş, hişmend, jîr, biaqil), yûnanî μέρμερος (mêrmeros: fêlbaz, hîlebaz)... hemû ji Proto-hindûewropî s()mer- (hatin bîrê, anîn bîra xwe). Bo zêdebûna yan kêmbûna dengên he- li destpêka peyvê
Bide ber: hejar/jar, war (kurmancî)/hewar (soranî)..
: hejmarnas, hejmarnasî, hejmarî, hejmartin, hejmartî, -hejmêr-, -hejmêr, hemcar, hemjar, êjmar
hejmar kirin (lêker)(Binihêre:) (hejmar)
hejmara atomî (navdêr, mê) di kîmyayê de hejmara protonên di atomê de
hejmara cot (navdêr) Hejmarên ku ne kitin. Wekî …, −4, −2, 0, 2, 4, 6, 8, … (Matematîkzanî).
ji wêjeyê: Hejmara cot — hejmara ku bê bermahiyan parî 2yan dibe: …, −4, −2, 0, 2, 4, 6, 8, …, Hejmara kit — hejmara ku bê bermahîyan parî 2yan nabe: …, −3, −1, 1, 3, 5, 7, 9, …, Eger m hejmareke cot e, wê demê ev formûl guncav e m2k, lê eger kit e, wê demê ev formûl m2k+1, li vir k\in\mathbb Z..
Dijwate: hejmara kit
hejmara kit (navdêr) Hejmarên ku ne cotin. Wekî …, −3, −1, 1, 3, 5, 7, 9, … (Matematîkzanî).
ji wêjeyê: Hejmara cot — hejmara ku bê bermahiyan parî 2yan dibe: …, −4, −2, 0, 2, 4, 6, 8, …, Hejmara kit — hejmara ku bê bermahîyan parî 2yan nabe: …, −3, −1, 1, 3, 5, 7, 9, …, Eger m hejmareke cot e, wê demê ev formûl guncav e m2k, lê eger kit e, wê demê ev formûl m2k+1, li vir k\in\mathbb Z..
Dijwate: hejmara cot
hejmardar (rengdêr) jimardar.
ji: hejmar +-dar
hejmardarî (navdêr, mê) jimêryarîtî, hesapgêrî, hejmaryaritî, hesabdarî, jimêryartî, hejmaryartî, hejmarvantî, hejmaryarî, hejmêrmendî, hejmarvanî, hesêbgirî, jimêrkarî.
ji: hejmar +-darî
hejmarên xwezayî (navdêr, mê) hejmarên ne neyênî û bê navberk (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 û hwd).
ji: hejmar + xwezayîNîşanên xwe border0 cellpadding2 cellspacing1 alignleft stylemargin-left:1em; background:e3e3e3;!Zimbol !Mene- bgcolorFFFFFF aligncenter\mathbbN^+Hejmarên erênî, bi sifirê- bgcolorFFFFFF aligncenter\mathbbN^Hejmarên erênî, bi sifirê- bgcolorFFFFFF aligncenter\mathbbN_0Hejmarên erênî, bi sifirê- bgcolorFFFFFF aligncenter\mathbbN_>0 Bes hejmarên erênî (vê sifirê)- bgcolorFFFFFF aligncenter\mathbbN \setminus \0\ Bes hejmarên erênî (vê sifirê)
hejmarî (navdêr, mê) dijîtal, hejmarkî.
ji: hejmar +-î
hejmarker (navdêr, mê) hizirker.
ji: hejmar +-ker
hejmarkî (navdêr, mê) hejmarî.
ji: hejmar +-kî
hejmarkirî (rengdêr) ya/yê ku hatiye hejmar kirin
hejmarkirin (navdêr, mê) (Binihêre:) (hejmar)
hejmarmend (navdêr, nêr) kesê kû di warê hejmartin û hesêb da pispor e
hejmartin (lêker)(navdêr, mê) hesibandin, hesab kirin, hisêb kirin, jimara tiştekê/î diyar kirin, çendiya tiştekê/î xuya kirin.
Bi alfabeyên din: Kurdî-Erebî: هه‌ژمارتن.
Herwiha: hejmardin jijmartin hêjmardin hêjmartin hijmardin hijmartin jimardin eşmardin. Tewîn: Lêker: -jimêr-.
Têkildar: hiljimartin.
ji: ji Proto-hindûewropî, binêre: hejmar..
: hejmarî hejmartî hejmêrhez hejmêrhezî hejmêrkar hejmêrkarî hejmêrnas hejmêrnasî hejmêrvan hejmêrvanî hejmêryar hejmêryarî hejmêrzan hejmêrzanî
hejmartin/dihejmêre/ bihejmêre 1. jimartin 2. bireqem kirin
hejmartinî (navdêr, mê) jimarî.
ji: hejmartin +-î
hejmarvanî (navdêr, mê) hejmaryarî, hejmêrmendî, jimaredarî, hesêbgirî, jimêrkarî, hesabdarî, jimêryarîtî, hejmaryaritî.
ji: hejmar +-vanî
hejmarvantî (navdêr, mê) jimêryartî, hejmaryartî, jimaredarî, hesapgêrî.
ji: hejmar +-vantî
hejmaryar (navdêr, mê) jimêryar, jimaredar, hesapgêr, hesabdar, muhasîb, hejmarvan, hejmêrmend, hesêbgir, jimêrkarî, muhesîb, jimarnêr.
ji: hejmar +-yar
hejmaryaritî (navdêr, mê) jimêryarîtî, hesapgêrî, jimaredarî, hesabdarî, hejmarvanî.
ji: hejmaryar +-itî
hejmaryartî (navdêr, mê) jimêryartî, jimaredarî, hejmarvantî, hesapgêrî.
ji: hejmaryar +-tî
hejmêrmendî (navdêr, mê) hejmaryarî, hejmarvanî, jimaredarî, hesêbgirî, jimêrkarî, hesabdarî.
ji: hejmêrmend + -î
hejmetkarî (navdêr, mê) heyranî, qurbanî, gorîtî, heyranbûn
hejûpêj (navdêr) gulîyên biçûk daran, ên şil, hişk nebûyî, qirş û qalên daran.
ji: hej -û- + pêj
hej =hez
movement
=hez
hejandin (biheje) to tremble
(bihejine) to shake, to make... shake, to unsettle, to agitate
v.t. to shake: wî serê xwe hejand=he shook his head; min destê wî hejand=I shook his hand
v.t. to shake: wî serê xwe hejand=he shook his head; min destê wî hejand=I shook his hand
hejar (adj.) poor
poor: hejarên kurdan=the poor Kurds
hejar kirin to impoverish
hejdeh (m.) eighteen
hejî... kirin to love
hejîk love, affection
hejikandin (bihejikîne) to agitate
hejîn (f.) trembling
=hejiyan
=hejiyan
hejîna erdê earthquake
hejîr (f.) fig
hejiyan v.i. to move, shake
v.i. to move, shake
hejmar (j.) number, figure, number
number (gram.)
f. number, issue (of a journal)
hejmartin (bihejmêre) to count
to count
hejmêrv.t. to count, enumerate: dihatin hijmartin li ser her deh tiliyên destan=they could be counted on all ten fingers of the hands
hejmêr- hejmartin
hej Ast
Liebe
Nerv
Sehne
trockener Zweig
Wurzel
Zuneigung
Zweig
hej berdan Narben hinterlassen
Spuren hinterlassen
hejale unordentlich
hejandin erschüttern
hin und her bewegen
rütteln
schütteln
schwingen
wedeln
hejar arm
hejik Zaun
hejîn beben
hejîn schwingen
vibrieren
wackeln
zittern
hejîr Feige
hejmar Nummer
Zahl
Ziffer
hejmartin zählen
hej m. fiz. hej n.
m. heje, çare, sile, gîje, qirsûqal, qiliçike, heze, hejike, pejike, hezike, hêze, qiliçikî, hêjî, hejikî m.
m. hej, lerz n.
m. hes, sîn, sînîtis, has, haz n.
hej kirin lg. . sînîtene, zerî cikerdene, hes kerdene, zerî dekerdene, has kerdene, sînayene, zerî cifîstene, zerî cikewtene, zerî piranayene
hejale rd. perîsan, serpeze, pejmûrde, pergende, serpize, pesmurde, perperîsan, selpaze, elbeter
hejale bûn lng. perîsan bîyene, pejmûrde bîyene, serpeze bîyene, pergende bîyene hesir bîyene, perperîsan bîyene, elbeter bîyene
hejan m. hej, lerz n.
hejandî rd. hejnaye
hejandin lg. . rasanitene, wesanayene, rasanayene, rasonayene, rasanayene, rasunayene, ruesunayene (dare)
lg. . hejnayene
m. hejnayis n.
hejar rd. hejar, xizan, feqîr, fiqare, xizun
hejar bûn lng. hejar bîyene, xizan bîyene, feqîr bîyene, hejarîyene, binê raye kewtene
hejar kirin lg. . hejar kerdene, xizan kerdene, feqîr kerdene, sefîl kerdene, hejarnayene, binraye kerdene, xizannayene
hejarbûn m. hejarbîyayis, xizanbîyayis, feqîrbîyayis, hejarîyayis n.
hejarî m. hejarîye, xizanîye, feqîrîye, xizanênî, feqîrênî, sefalet, hejarênî m.
hejarkirin m. hejarkerdis, xizankerdis, feqîrkerdis, hejarnayis n.
hejdar rd. lerzin, hejin, lerzokin, hejdar, lerzdar, hejhejok, hejokin, lerzlerzok
hejdeh num. hestês, desûhest, hestdes, hestyes, desîhest
hejdehem rd. hestêsin, desûhestin, hestdesîn
hejek m. herdhej, herdlerz, binbilerz, zelzele, erdlerz, binlerz, lerze, bûmlerz, hardlerz, erdhej n.
hejekên m.jeo. hemherdhej, hembinbilerz, hemzelzele n.
hejeknas m/n. herdhejsinas, sîsmolog, herdlerzsinas, erdlerznas n.
hejeknasî m. herdhejsinasîye, sîsmologî, herdlerzsinasîye, sîsmolojî, erdlerznasîye m.
hejekzentî m/n. herdhejzade, herdlerzade, erdhejzede n.
hejesor m. bot. xibêre, sincêre m.
hejg m. guriz, zivir, guruz, pûrtuk, zivr n.
hejgî rd. zivrin, gurizin
hejhej m. herdhej, herdlerz, binbilerz, zelzele, erdlerz, binlerz, lerze, bûmlerz, hardlerz, erdhej n.
hejhejok rd. lerzin, hejin, lerzokin, hejdar, lerzdar, hejhejok, hejokin, lerzlerzok
hejhejokî rd. lerzin, hejin, lerzokin, hejdar, lerzdar, hejhejok, hejokin, lerzlerzok
hejî m. hes, sîn, sînîtis, has, haz n.
hejik m. heje, çare, sile, gîje, qirsûqal, qiliçike, heze, hejike, pejike, hezike, hêze, qiliçikî, hêjî, hejikî m.
hejikandin lg. . hejnayene
m. hejnayis n.
hejikîn lng. . lerze cikewtene, rerif cikewtene
lng. rahejîyene, rahengelîyene, rasanîyene (mes de)
hejîn lng. hejîyene, lerzîyene, heriyene, hezîyene
m. hejîyayis, lerzîyayis n.
hejiqandin lg. . dewesnayene, pêpesnayene, kepesnayene, tepesnayene, kurisnayene, pestnayene, repesnayene, pêpes kerdene, dawasnayene, dowsnayene
m. dewesnayis, pêpesnayis, kepesnayis, tepesnayis, kurisnayis, pestnayis, repesnayis, pêpeskerdis n.
hejîr m. hêjîre, înrire, herire, înrile, encîre, ril, enril, încîl m.
m. bot. hêjîrêre, dara hêjîre m.
hejk m. hej, lerz n.
hejkirin m. sînayis, zerîcikerdis, heskerdis, sînîtis, zerîdekerdis, haskerdis, zerîdtîstis n.
hejmar m. mat. hûmar, amar, amor, mare, more n.
hejmara atomê m. hûmarê atome n.
hejmara besatiyê n. hûmarê besîye, nîsap n.
hejmara dehanî n. mat. hûmaro desik n.
hejmara dehekî n. hûmarê deskî n.
hejmara negatîf n. hûmaro negatîf n.
hejmara nenêrbaran n. mat. hûmaro nêvînitbar, hûmaro razbar, hûmaro abstre n.
hejmara taybet n. hûmaro taybatî, hûmaro arzî n.
hejmardar rd. hûmarin, hûmardar, hûmarde
hejmareka du xaneyî n. hûmaro di xaneyin n.
hejmarên dehekî pj. mat. hûmarên desikî
hejmarên îstatîskî dayîyên îstatîskî, doneyên îstatîskî, hûmarên îstatîskî, reqemên îstatîskî, mutayên îstatîstîkî
hejmarî rd. hûmarkî, hûmarane
rd. mat. hûmarkî
hejmarkî rd. hûmarkî, hûmarane
rd. mat. hûmarkî
hejmartin lg. . hûmardene, amardene, mardene, amaritene, amartene, mordene, ombordene, homaritene
m. hûmardis, mardis, homaritis, ombordis n.
hejmarvan m/n. mûhasebecî, hesabdar, hûmarkar, hesabgîr, mûhasîb n.
hejmarvanî m. mûhasebecîyîye, hesabdarîye, hûmarkarîye, hesabgîrîye, mûhasîbîye, mûhasebecîyênî, hesabdarênî m.
hejmaryar m/n. mûhasebecî, hesabdar, hûmarkar, hesabgîr, mûhasîb n.
hejmaryarî m. mûhasebecîyîye, hesabdarîye, hûmarkarîye, hesabgîrîye, mûhasîbîye, mûhasebecîyênî, hesabdarênî m.
hejmetkar rd. tûmtûraqin, debdebeyin, semldar, setefatin, hesmetkar, muhtesem, hesmetin
hejmetkarî m. hesmetkarîye, hesmetkarênî m.
hejmirandin lg. . hûmardene, hesabnayene
hejnuma m. hejmûsnayise, hejewnayise m.
hej bn heş
hejan hejîn, hejiyan, hejihan, hatin hejandin, şilqîn, qeliqîn, livîn
(wurûjan) arîn, ariyan, arihan
hejandin hejandin, şilqandin, qeliqandin, livandin
(wurûjandin) arandin
hejar hejar, jar,belengaz, feqîr, reben, kêmhe, destkurt
hejarî hejarî, jarî, belengazî, feqîrî, rebenî, destkurtî
hejde hejde, hijdeh (jimare 18, XVIII)
hejdeha, hejdîha bn ejdeha
hejdehem, hejdehemîn hejdem, hejdeyem, hejdemîn, (di rêzê de ya / yê) hejdeyê
hejend hejok, qeliqok, livok, venehewayî
hejêner hejîner, qeliqîner, livîner, ya / yê dihejîne
arîner, ya / yê diarîne
hejg çeq, çiqil, çeqik, çikilk (yên daran / deviyan / tiraşan)
zend, dest
pî, ling
hejme li mal, li xanî.
hejmo mal, xanî.