Encamên lêgerînê
berc m gereksiz masraf
bercasûs nd/nt karşı casus
bercasûsî m karşı casusluk
bercênîk m kadın başlığı olan kofiyle beraber kulalılan ve şakak kısımlarına sarkıtılan süs
berceste rd 1. vücut, beden 2. somut
berceste bûn l/ngh 1. vücut bulmak, vücuta gelmek 2. somutlaşmak
berceste kirin l/gh 1. vücuda getirmek 2. sn canlandırmak (bir oyunda bir rolu canlandırmak) * karekter xweş berceste kiriye karekteri güzel canlandırmış 3. somutlaştırmak
bercestebûn m 1. vücut bulma, vücuta gelme 2. somutlaşma
bercestekirin m 1. vücuda getirme 2. sn canlandırma (bir oyunda bir rolu canlandırma) 3. somutlaştırma
bercestî rd somut
bercêwî rd ikizin eşi
bercî n cephe (evin veya herhangi bir şeyin ön tarafı, manzara)
bercilk n bebek önlüğü
bercîs Jüpiter.
ast/m Müşteri, Jüpiter
berconî nd dibekte birşeyler dövülürken söylenen türkü türü
bercênik Anhängsel an der Schläfe
bercênîk Berlocke
Frauenschmuck
bercîs m. ast. hurmiz, jupîter, xurmiz n.
bercot rd. vernîre, verbar