Encamên lêgerînê
şixulîn çalışmak.
m 1. çalışma (bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek verme) 2. çalışma (işi veya görevi olma) 3. çalışma (iş üzerinde bulunma) 4. çalışma (makine veya aletler için, işe yarar veya işler durumda olma) 5. çalışma (bir işi yapma, gerçekleştirmek için çaba harcama) 6. çalışma (bir şeyi yapmak veya öğrenmek için emek verme) 7. işleme, işleyiş (bir şeye emek vererek onu daha elverişli hale getirme) 8. işleme (iyi çalışma, müşterisi bol olma) 9. işleme, çalışma (durağan durumdan hareketli duruma geçme) 10. işleme (işlek, etkin durumda olma) 11. işleme (çıban; olgunlaşma yolunda olma) 12. gelişme, gelişip serpilme 13. biy açınma, gelişme 14. açınma, gelişme, inkişaf etme (tohum ve hastalık için) 15. işletilme, kullanılma 16. yanma, parıldama, ışıl ışıl olma, göz alma
l/ngh 1. çalışmak (bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek vermek) * ez ji bo vê berhemê sê salan şixulîm bu eser için üç yıl çalıştım 2. çalışmak (işi veya görevi olmak) * heval di fabrîkayê de dişixule arkadaş fabrikada çalışıyor 3. çalışmak (iş üzerinde bulunmak) * ez dizanim ku ew li daîreyeke fermî wekî wergêr û bi rojane dişixule onun resmi bir dairede mütercim olarak yevmiye ile çalıştığını biliyorum 4. çalışmak (makine veya aletler için, işe yarar veya işler durumda olmak) * planye dişixule? planya çalışıyor mu? 5. çalışmak (bir işi yapmak, gerçekleştirmek için çaba harcamak) * pir lê şixulî ku mar bikuje yılanı öldürmek için çok çalıştı 6. çalışmak (bir şeyi yapmak veya öğrenmek için emek vermek) * zarok li dersa xwe dişixule çocuk dersine çalışıyor 7. işlemek (bir şeye emek vererek onu daha elverişli hale getirmek) 8. işlemek (iyi çalışmak, müşterisi bol olmak) * dukan xweş dişixule dükkan iyi işliyor 9. işlemek, çalışmak (durağan durumdan hareketli duruma geçmek) 10. işlemek (işlek, etkin durumda olmak) * ew rê naşixule o yol işlemiyor 11. işlemek (çıban; olgunlaşma yolunda olmak) 12. gelişmek, gelişip serpilmek * li keçikê mêze bike hîç neşixuliye kıza bak hiç gelişmemiş * îsal dar qet neşixulîn bu sene ağaçlar hiç gelişmediler 13. biy açınmak, gelişmek 14. açınmak, gelişmek, inkişaf etmek (tohum ve hastalık için) 15. işletilmek, kullanılmak 16. yanmak, parıldamak, ışıl ışıl olmak, göz almak
şixulîner nd/nt 1. çalıştırıcı, işletici 2. işletmeci
şixulînerî m 1. işleticilik 2. işletmecilik
şixulîn/dişixule/bişixule 1. xebitîn 2. (pêketina êgir) domdar bûn
şixulîn v.i. to work, occupy oneself
v.i. to work
v.i. to work, occupy oneself
v.i. to work