Wateya peyva işi
encam nehat dîtin
Tê de derbas dibe; işi (bir şeye) vurmak, işi ...e dökmek, işi ...e vurmak, işi aksi gitmek, işi allaha kalmak, işi anlamak, işi azıtmak, işi bağlamak, işi başından aşkın olmak, işi başından aşmak, işi bırakmak, işi bitmek, işi bozulmak, işi ciddiye almak, işi duman, işi düşmek, işi gücü olmak, işi gücü olmamak, işi iş kaşığı gümüş, işi işler duruma gelmek, işi ne, işi olduğu gibi durmak, işi olmak, işi olmak kare, işi oluruna bırakmak, işi pişirmek, işi rast gitmek, işi resmiyete dökmek, işi sağlama bağlamak, işi savsaklamak, işi tatlıya bağlamak, işi temiz­lemek, işi tıkırında, işi tıkırında olmak, işi üç nalla bir ata kaldı, işi uzatmak, işi yüzüne gözü­ne bulaştırmak, işin alayında olmak, işin başı, işin içinde iş var, işin içinden çıkmak, işin içinden çıkmamak, işin içyüzü, işin kötüsü, işin mi yok, işin ucu, işin ucu birine dokunmak, işin üstesin­den gelmek, işin yok­sa şahit ol paran çoksa kefil ol, işinden etmek, işinden gücünden geri kalmak, işine bak!, işine gelmek, işine gelmemek, işine göre, işine koyulmak, işini bil­mek, işini bitirmek, işini çevirmek, işini görmek, işini gör­dürmek, işini uydurmak, işini yapmak, işinin adamı, işin­den olmak, işitilmek, işitilmemiş, işitim, işitiş, işitme, işitme, işitme kesesi, işitme ta­şı, işitmek, işitmek, işitmemezlik, işitmezliğe getirmek, işitmezlik, işitsel, işittirmek, ...... (Lêgerîna Berfireh)