Wateya peyva alt
alt1. bin n, jêr (dijraberî jor) 2. bin, binê tiştekî *tencerenin altı delinmiş=binê be roşê qui bûye n 3. bin (ji bo rûniştinê) *kürsüyü altına çek=kursî bide binê xwe n 4. binî (beşa berê tiştekî ku li erdê dinêre) 5.binî, bin (di nav çend tiştan de, tiştê ku dûrî me ye) rd 6. jêr, binî, xwar, binanî (ji nav çend tiştan ê ku nêzî erdê ye) *alt kat=qata jêrê, qata binî rd 7. bin (di wateya bandorê de) *güneş altında çalışıyor=di bin tavê de dixebite *lafın altında kaldı=di bin gotinê de ma n 8. bin (di terkîban de) *ayak altı=binê solê 9. bin, jêr, bine, jêre (di senifandinan de pileya duyemîn dinimîne) *alt sınıf=bineçîn
1. bin n, jêrm (dijraberî jor) 2. bin, binê tiştekî * tencerenin altı delinmiş binê beroşê qul bûyen 3. bin (ji bo rûniştinê) * kürsüyü altına çek kursî bide binê xwen 4. binî (beşa berê tiştekî ku li erdê dinêre) 5. binî, bin (di nav çend tiştan de, tiştê ku dûrî me ye)rd 6. jêr, binî, xwar, binanî (ji nav çend tiştan ê ku nêzî erdê ye) * alt kat qata jêrê, qata binîrd 7. bin (di wateya bandorê de) * güneş altında çalışıyor di bin tavê de dixebite * lafın altında kaldı di bin gotinê de man 8. bin (di terkîban de) * ayak altı binê solê 9. bin, jêr, bine, jêre (di senifandinan de pileya duyemîn dinimîne) * alt sınıf bineçînm
altahil
ixtîyar
kalî
mêj
Tê de derbas dibe; alt (frauen), alt (männer), alt (sachen), alt alta, alt alta üst üste, alt başlık, alt bölüm, alt çene, alt çene kemiği, alt cins, alt damak, alt deri, alt dudağın ortasındaki ince girinti, alt dudak, alt dudak, alt etme, alt etmek, alt familya, alt geçit, alt göz kapağı, alt hava yuvarı, alt hava yuva­rı, alt kurul, alt olma, alt olmak, alt sınıf, alt şube, alt takım, alt tarafı, alt tarafı (veya yanı), alt taraftaki, alt tür, alt üst, alt üst böreği, alt üst etmek, alt üst olmak, alt üst ol­mak, alt yanı çıkmaz sokak, alt yapı, alt yazı, alt yazılamak, alt yazılayıcı, alt yazılı, alt, aber noch rüstig, alta, altar, altax, altax, altax, altaxî, altaxî, altaxî, altaxî kirin, altaxî kirin, altaxîname, altaxîtî, altaxîtî, alte frau, alte person, alte/r, alter, alter, alter mann, alter sein, alter, weiser mann, alteration, alternate, alternately, alternatif, alternatîf, alternatîf, alternating current, alternatîv, alternative, alternator, alternator, alternatör, alterzeit, altes, although, altı, altı, altı alay üstü kalay, altı dar üstü geniş, alüminyumdan yapılma kova, altı kardeş, altı karış, altı kaval üstü şişha­ne, altı okka etmek, altı parmak, altı yaş olmak, altı yol, altı yol ağzı, altı yüz, altıgen, altıgen, altık, altılı, altılık, altimetre, altîmetre, altîmetre, altın, altın, altın adı pul oldu, kız adı dul, altın adı pul oldu, kız adı dul oldu, altın adını bakır etmek, altın anahtar her kapıyı açar, altın babası, altın baş, altın bilezik, altın çağ, altın çağ (veya çağı), altın dizisi, altın eli bıçak kesmez, altın gerdanlık, altın gibi, altın işlemeli, altın kakma, altın kaplama, altın kaplamak, altın kaplamalı, altın kesiği, altın kesmek, altın kolye, altın küpü, altın leğe, altın leğe­ne kan kusmak, altın oluk, altın suyu, altın top, altın topu, altın tutsa toprak olur, altın tutsa toprak olur (veya altına yapışsa elinde bakır kesilir), altın yıl dönümü, altın yumurtlayan tavuk, altın zincir, altına etmek, altına etmek, altına işeyen, altına kaçırmak (çok korkmak), altına yapmak, altıncı, altıncı, altıncı duygu, altında kalmamak, altında yiyecek ve eşya saklamak için de kullanılan büyük yayvan sepet, altından girip üstünden çıkmak, altından kalkamamak, altından kalkmak, altından yapılma, altını çiz­mek, altını doldurmak, altını ıslatmak, altını pisletmek, altını üstü­ne getirmek, altınlı, altıntop, altıntop ağacı, altın­dan çapanoğlu çıkmak, altıpatlar, altışar, altitude, altız, altlı, altlı üstlü, altlık, altmış, altmış, altmış altı, altmış dörtlük, altmışar, altmışıncı, altmışıncı, altmışlık, altmışlık kaset, altmodisch, alto, alto, alto, altogether, altta kalanın canı çıksın, altta yok üstte yok, alttaki, alttan, alttan al­mak, alttan güreşmek, alttan ye­mek, altûn, altûn, altun, altunaw, altuncu, altunên, altunî, ...... (Lêgerîna Berfireh)