Wateya peyva ak
ak1. spî, sis (dijraberî reş) n 2. spî, sîs (tiş tê ji vî rengî) rd 3. spî (ji bo kesê paqij, bi namûs) *alnı açık, yüzü ak=eniya wî hildayî û rûyê wî spî ye (mec) rd 4. xweş, xêr, fireh, rihet *ak günler göresin=tu ro jên xweş bibînî, tu rojên bixêr bibînî (mec) rd 5. ewr, spîk (ji bo lekeya spî) *bir gözünde ak var=di çavekî wê de ewr heye n 6. spîçk, spîtayî *yumurta akı=spîçka hêkê f
1. spî, sîs (dijraberî reş)n 2. spî, sîs (tiştê ji vî rengî)rd 3. spî (ji bo kesê paqij, binamûs) * alnı açık, yüzü ak eniya wî hildayî û rûyê wî spî ye (mec)rd 4. xweş, xêr, fireh, rihet * ak günler göresin tu rojên xweş bibînî, tu rojên bixêr bibînî (mec)rd 5. ewr, spîk (ji bo lekeya spî) * bir gözünde ak var di çavekî wê de ewr heyen 6. spîçk, spîtayî * yumurta akı spîçka hêkê * ak akçe kara gün içindir mal ji roja teng re yem
aksipî, -ye; sîs, -e
Tê de derbas dibe; ak ağa, ak akçe kara gün içindir, ak ala, ak amber, ak arap, ak asma, ak baba, ak bakla, ak basma, ak basmak, ak benek, ak ciğer, ak ciğer damarı, ak ciğer zarı, ak cigerliler, ak darı, ak dediğine kara demek, ak demir, ak diken, ak doğan, ak don kara don geçitte belli olur, ak düşmek, ak gözlü, ak gün ağartır, kara gün karartır, ak gün ağartır, ka­ra gün karartır, ak günlük, ak hardal, ak kan, ak karası geçitte belli olur, ak karınca, ak karıncala, ak karıncalar, ak kavak, ak kelebek, ak kirpani, ak köpek kara köpek geçit başında belli olur, ak kor, ak korluk, ak koyun, ak koyun kara koyun dönemeçte b, ak koyun kara ko­yun dönemeçte belli olur, ak koyunun kara ku­zusu da olur, ak kö­pek kara köpek geçit başında belli olur, ak kuş, ak mantar, ak mı kara mı önüne düşünce görürsün, ak mı kara mı önüne düşünce görür­sün, ak pak, ak pelin, ak saçlı, ak sakal, ak sakaldan yok sakala gelmek, ak sakallı, ak su, ak tavşan, ak töre, ak yel, ak yıldız, ak yuvar, aka, aka, akabinde, akaç, akaçlama, akaçlamak, akademi, akademî, akademî, akademî, akademici, akademicilik, akademik, akademîk, akademîk, akademîk, akademîker, akademîker, akademîkerî, akademîparêz, akademîparêzî, akademisyen, akademîsyen, akademîsyen, akademîsyen, akademîsyenî, akademîsyenî, akademîya şer, akadî, akadîtî, akait, akak, akam, akam, akam, akam, akam, akam dan, akamdar, akamdarî, akamet, akamî, akan yıldız, akar, akar, akar, akar su, akar yakıt, akarca, akaret, akarî, akarsu kavşağı, akarsu kıyısı, akarzan, akarzanî, akasya, akasya, akasya, akaw, akawane, akawî, akbaba, akbaba, akbabagiller, akça, akça ağaç, akça ağaçgiller, akça kavak, akça pakça, akça yel, akçadağ, akçakale, akçalı, akçe, akcento, akcepti, akcidento, akciğer, akciğer, akciğer damarı, akciger zarı, akçıl, akçıllanmak, akçıllanmak, akçıllaşmak, akçıllık, akdeniz, akdenizli, akdetme, akdetmek, ake, akêr, akêra sirniyê, akerde, akerdene, akerdiş, akewt, akewte, akewten, akewtiş, akı, akî, akı ak karası kara, akı karası geçitte belli olur, akı pak, akıbet, akibetine uğramak, akıbetine uğramak, akıcı, akıcı yan önsüz, akıcılaştırmak, akıcılık, akide, akide (ii), akidesi bozuk, akideyi bozmak, akik, akil, akıl, akıl, akıl akıl dan üstündür, akıl akıl gel çengele takıl, akıl akıldan üstündür, akıl almak, akıl almamak, akıl almaz, akil baliğ, akıl danışmak, akıl defteri, akıl dişi, akıl dışı, akıl doktoru, akıl durdurmak, akıl erdirememek, akıl erdirememek (veya ermemek), akıl etmek, akıl fikir, akıl hastahanesi, akıl hastası, akıl havsala almamak, akıl herşeyi alt eder, akıl hocalığı, akıl hocası, akıl için yol (veya tarik) birdir, akıl için yol birdir, akıl işi değil, akıl kârı olmamak, akıl kethüdası, akıl kutusu, akıl kutusu (veya kumkuması), akıl öğretmek, akıl sır ermemek, akıl terelelli, akıl var, izan var, akıl var, yakın var, akıl var, yakın var (veya akıl var, izan var), akıl verme, akıl vermek, akıl yaşta değil, baştadır, akıl yormak, akıl yürütmek, akıl zayıflığı, akıla gelmedik, akıla gelmeyen başa gelir, akıla gelmez, akıla hayale gelmez, akıla sığar gibi, akıla sığmamak, akıla yakın, akıla yatkın, akıla zarar, akilâne, akilane, akılcı, akılcılık, akılda kalmak, akılda tutmak, akıldan çıkarmak, akıldan çıkmak, akıldan çıkmamak, akıldan geçirmek, akîle û makîle, akıllandırmak, akıllanma, akıllanmak, akıllar gelin olmuş herkes kendininkini beğenmiş, akıllara durgunluk vermek, akılları pazara çıkarmışlar, herkes yine akıllarını almış, akıllı, akıllı, akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu (veya oğlunu) everir, akıllı düşününceye kadar deli çocuğunu everir, akıllı geçinmek, akıllı usl, akıllı uslu, akıllıca, akıllılık, akıllılık etmek, akılsız, akılsız, akılsız başın cezasını ayak çeker, akılsız başın cezasını ayak çeker (veya akılsız iti veya köpeği yol kocatır), akılsızlık, akılsızlık etmek, akim, akım, akım, akım derken bokum demek, akim kalmak, akım yapmak, akım yaptırmak, akîmîlator, akımtoplar, akın, akin, akın, akın akın, akın etmek, akın etmek, akıncı, akincî, akincî, akincî bûn, akincî bûn, akincî kirin, akincî kirin, akincîbûn, akincîbûn, akincîbûyî, akincîbûyî, akincîbûyîn, akincîgeh, akincîgeh, akincih, akincîkirî, akincîkirî, akincîkirin, akincîkirin, akıncılık, akincîtî, akinciyan, akındırık, akîne, akinrî bûn, akinrî kirin, akinrîbûn, akinrîkirin, akıntı, akıntı kapılmak, akıntılı, akıntıya kapılmak, akıntıya kürek çekmek, akirin, akis, akış, akîs, akışkan, akışkanlık, akit, akit, akit etmek, akit vaadi, akıtma, akıtma (cıvıkça hamurdan yapılan bir tür tatlı), akıtmak, akıtmalı, akkurat, akla gelmedik, akla gelmeyen başa gelir, akla gelmez, akla hayale gelmez, akla karayı seçmek, akla sığar gibi, akla sığmamak, akla sonradan gelmek, akla yakın, akla yatkın, akla zarar, aklama, aklama belgesi, aklamak, aklan, aklanma, aklanmak, aklaşma, aklaşmak, aklî, aklı, aklı almamak, aklı başına gelmek, aklı başında, aklı başında olmamak, aklı başından gitmek, aklı başka yerde olmak, aklı bir karış yukarıda olmak, aklı birinde olmak, aklı bokuna karışmak, akli çıkmak, aklı dağılmak, aklı dağınık olmak, aklı durmak, aklı ermek, aklı kalmak, aklı karalı, aklı karışmak, aklı kesmek, aklı kısa, aklı sıra, aklı tam ayar, aklı yatmak, aklı zıvanadan çıkmak, aklık, aklıllara zarar, aklıma gelen başıma geldi, aklıma sığdırmak, aklımda, aklına bir fikir gelmek, aklına düşmek, aklına esmek, aklına geleni söylemek, aklına geleni yapmak, aklına gelmek, aklına getirmek, aklına koymak, aklına şaşarım, aklına şaşayım, aklına sığmamak, aklına takılmak, aklına takmak, aklına tükürmek, aklına uymak, aklına yatmak, aklınca, aklında kalmak, aklında olsun, aklında tutmak, aklından çıkmak, aklından geçirmek, aklından geçmek, aklından zoru olmak, aklını başına almak, aklını başından almak, aklını başka bir yere vermek, aklını bozmak, aklını çalmak, aklını çelmek, aklını kaçırmak, aklını oynatmak, aklını peynir ekmekle yemek, aklını şaşırmak, aklını takmak, aklını yitirmek, aklının terazisi bozulmak, aklınla bin yaşa, aklıselim, akliyat, akliye, akliyeci, akma, akma (yıldız akması), akmak, akmak (yıldız akmak), akord, akord, akord kirin, akordeon, akordeon, akordeon, akordeoncu, akordi, akordiyon, akordiyon, akordîyon, akordiyonjen, akordker, akordkirî, akordnekirî, akordu bozuk, akort, akort, akort, akort anahtarı, akort etmek, akort etmek (yapmak), akort kirin, akort kirin, akortçu, akortdar, akortker, akortkirî, akortkirî, akortkirin, akortkirin, akortlu, akortnekirî, akortnekirî, akortsuz, akortu bozuk, akraba, akraba, akraba diller, akraba olmak, akrabalık, akrabalık, akrag, akran, akranlık, akre, akrê, akreb, akreditif, akredîtîf, akredîtîf, akrep, akrep, akrepler, akrobasi, akrobasî, akrobasî, akrobasî, akrobat, akrobat, akrobat, akrobat, akrobatane, akrobatî, akrobatîk, akromatik, akromatîk, akromatin, akromatîn, akromatopsi, akronîm, akronîmî, akropol, akropol, akropol, akrostiş, akrostîş, aks, aks, aksak, aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz, aksakal, aksaklık, aksam, akşam, akşam, akşam ahıra sabah çayıra, akşam akşam, akşam ezanı, akşam gazetesi, akşam güneşi, akşam karanlığı, akşam namazı, akşam namazı, akşam öğünü, akşam olmak, akşam pazarı, akşam piyasası, akşam saati, akşam üstü, akşam üzeri, akşam üzeri, akşam yeli, akşam yemeği, akşam yemeği, akşam yıldızı, akşama doğru, akşama kadar, akşama kalmak, akşama sabaha, aksamak, akşamcı, akşamdan kalmış, akşamdan kavur, sabaha savur, akşamdan sonra merhaba, akşamı bulmak, akşamın işini sabaha bırakma, akşamki, akşamlamak, akşamlar hayrolsun!, akşamları, akşamleyin, akşamleyin, akşamlı, akşamlı sabahlı, akşamlık, akşamlık sabahlık, aksan, aksan, aksan, aksan, aksanî, aksanı bozuk, aksata, aksatma, aksatmak, akselerograf, akselerograf, akselerografi, akselerografî, akselerometre, akselerometre, akselerometre, aksesuar, aksesuar, aksesuarcı, aksesuwar, aksesuwar, aksesuwarvan, aksetme, aksetmek, aksettirmek, aksi, aksi aksi, aksi gibi, aksi halde, aksi şeytan, aksi taktirde, aksi tesadüf, aksi tutmak, aksilenmek, aksileşmek, aksiliği üstünde, aksilik, aksilik çıkmak, aksilik etmek, aksiliki tutmak, aksiliki üstünde, aksilikler hep birini bulmak, aksine, aksırık, aksırıklı, aksırıklı tıksırıklı, aksırma, aksırmak, aksırtma, aksırtmak, aksiseda, aksiyom, aksiyom, aksîyom, aksiyon, aksiyon, aksiyon, aksîyon, akson, akson, akson, aksülâmel, aksülamel, aktar, aktarıcı, aktarılma, aktarılmak, aktarım, aktariye, aktarlık, aktarma, aktarma, aktarma etmek, aktarma yapmak, aktarmacı, aktarmacılık, aktarmak, aktarmak, aktarmalı, aktarmasız, aktif, aktîf, aktif, aktîf bûn, aktîf bûn, aktîf kirin, aktif metod, aktif rol oynamak, aktîfbûn, aktîfbûyî, aktîfbûyîn, aktifçe, aktiflik, aktînît, aktinit, aktînyûm, aktinyum, aktion, aktiv, aktîv, aktîv bûn, aktîv kirin, aktîvbûn, aktîvbûyî, aktîvî, aktivist, aktîvîst, aktîvîst, aktîvîst, aktîvîstane, aktîvîstî, aktivität, aktîvîte, aktivizim, aktîvîzm, aktîvîzm, aktîvkirî, aktîvkirin, aktör, aktor, aktor, aktor, aktorî, aktorî, aktorî, aktörlük, aktris, aktrîs, aktrîs, aktris, aktrîsî, aktrîst, aktrîstî, aktüalite, aktûalîte, aktüalitesini kaybetmek, aktüalizm, aktualîzm, aktüel, aktûel, aktûel, aktüel, aktuel, aktûel bûn, aktûel bûn, aktûel kirin, aktûelbûn, aktûelbûn, aktûelbûyî, aktûelbûyî, aktûelbûyîn, aktûelî, aktuelîte, aktüelitesini kaybetmek, aktûelkirî, aktûelkirin, akü, akû, akû, akû, akumîlator, akümülatör, akûmulator, akund, akunda şîn, akundî, akupunktur, akupunktur, akupuntu, akupuntur, aküpuntür, akupuntûr, akuri, akûşke, akustik, akustîk, akûstîk, akustîk, akustîk, akut, akût, akvam, akvarel, akvarel, akvaryum, akvaryum, akvaryûm, akvaryum, akvo, akzent, akzeptieren, akzeptiert werden, ...... (Lêgerîna Berfireh)